Vajinismusun yalnızca fiziksel bir durum olmadığını artık biliyoruz. Asıl kilit, çoğu zaman kadının zihninde yerleşmiş olan yanlış inançlardır. Kültürel, toplumsal ve ailevi aktarımlar, kız çocuklarına küçüklükten itibaren cinselliğin kirli, korkutucu, ayıp ve tehlikeli bir şey olduğu mesajını verir. Bu mesajlar zamanla bilinçdışına yerleşir ve kadın kendi bedeniyle savaşır hale gelir.
– Kadın, cinselliği görev olarak yapmalıdır, haz almak onun hakkı değildir.
– Cinsellik erkektir; erkek keyif alır, kadın katlanır.
– Cinsel birleşme acı verir, zar mutlaka patlar ve kan akar.
– İlk gece çok sancılı ve korkunç olur, hatta yırtılma yaşanabilir.
– Erkekler cinselliği kullanarak kadını kontrol eder, kadın dikkatli olmalıdır.
– Kadının cinsellik istemesi ayıptır; kadın arzulu olursa kötü kadın olur.
– Kızlık zarı bir namus göstergesidir; kan gelmezse kadın eksiktir.
– Vajina kapalıdır, açılması zordur, alet gibi bir şeyle delinmeden girilmez.
– Hastaneye gidip muayene olmak bile tehlikelidir.
– Cinsel ilişki sonrası kadın zarar görür, kirlenir, pişman olur.
Bu tür düşünceler, kadının kendi bedenine olan güvenini zedeler. Vajinismus yaşayan bir kadın, çoğu zaman farkında bile olmadan bu inançların etkisiyle kendi bedeninden korkar, kaçınır ya da kontrolü kaybetmekten çekinir.
Gerçek şu:
Vajinismus, çoğunlukla bedensel değil, zihinsel ve duygusal bir korunma refleksidir.
Zihin, “tehlike var” sinyali verir. Beden, “yaklaşma” diyerek kapanır.
Ama bu kapanma kalıcı olmak zorunda değildir.
Doğru bilgi, profesyonel destek ve güvenli bir alanla; ✔ bu inançlar değişebilir, ✔ beden yeniden öğrenebilir, ✔ haz ve güven dolu bir cinsel yaşam mümkün hale gelir.
Grup ve bireysel danışmanlık programlarımızla, vajinismusun kökenine birlikte iniyor, bedeni korkudan özgürlüğe taşımayı amaçlıyoruz.
Utançla değil bilgiyle, suçlulukla değil anlayışla, yalnızlıkla değil dayanışmayla…
Bugüne kadar sustuğunuz ne varsa, artık konuşulabilir.
Bugüne kadar sıktığınız her kas, artık gevşeyebilir.
Çünkü bu kez yalnız değilsiniz.