02.03.1981 Kütahya doğumluyum. Anne tarafımın kökleri Yunanistan ve Bulgaristan sınırı olan Drama’ dan. Çok uzun yıllar öncesi Türkiye’ye göç etmişler ve dedem evlatlık verilmiş. Aile sistemlerin de göç başlı başına bir travmadır. Bir de üstüne evlatlık verilmek bu daha ciddi bir travmadır. Baba tarafımda feodalite, ataerkil sistem hüküm sürerken, renkli ve histerik sahneleri olan akraba kolonisi içinde geçti çocukluğum. Anne tarafımın duyguları, arzuları bastırılmış, sadece çalışan bir anneanne,( biriktiren, hayata güvenemeyen) miras yiyen tembel bir dede ile ilişkisiz ilişkiler…
Yani bu iki sistemin harmonisi ile, ailenin erkek olarak beklediği ikinci kız olarak dünyaya geldim. Bunları neden mi anlattım? Mesleki deformasyon... Bir insanı anlamak için onun köklerine kadar bakmak çok değerli bir araçtır. İnsanı anlama çabam çok küçük yaşlarda başladı. Önce kendimi anlamaya ihtiyaç duydum tabii. Lisede başlayan kitap okuma alışkanlığı, hayal gücümün genişlemesini sağladı. “Nasıl bir insan olunmalı? Bu hayatın anlamı ne?” Gibi varoluşsal sorgulamalar önce felsefe sonra psikolojiye ilgi duymamı sağladı.
Davranış Bilimleri lisansı paralelinde sosyolojiyi lisansını da tamamlayarak aile danışmanı ve bireysel danışmalık verdiğim ofisimde 16 yıldır çalışmaktayım. Çalışma hayatıma paralel çeşitli ekollerde psikoterapi eğitimlerini aldım.
CİSED- Cinsel Terapi eğitimi 12 ay
Psikoterapi Enstitüsü- Bütüncül psikoterapi eğitimi 288 saat teorik 288 saat formülasyon
Davranış Bilimleri Enstitüsü- EMDR (Göz Hareketleri ile duyarsızlaştırma Tekniği)
Şimdilerde ise Mudanya Üniversitesi Psikoloji yüksek lisansına devam etmekteyim. Ayrıca; psikoterapi alanı sürekli gelişen bir olgu olduğundan, yeni ilgi alanlarıma sanat terapisi ve aile sistmeleri de eklendi. Şu an keyifle bu ekoller ile ilgili de eğitimim devam etmektedir.
Bu alanda çalışan bizlerin ilk motivasyonu kendini anlama yolculuğudur. Kendini anlayan, işlevi bozan savunma mekanizmalarını kavrayan, köşeli yanlarını törpüleyen, gölge yanlarına ışık tutabilen bir insan, ancak o zaman ötekini anlayabilir.
Şimdilerde bireysel ve cinsel danışmanlıklara ek olarak, Grup Danışmanlıkları ( 8-10 kişiden oluşan çember ) ve Aile sistemleri yani aile dizimi ve aile konstelasyona benzer grup çalışmaları da yapmaktayım.
Grup terapileri veya danışmanlıkları bireysel terapinin veya danışmanlığının yerine geçmekten ziyade bazı kişiler için hem maliyeti düşük hem de diğer insanlar ile etkileşim anlamında güçlü yanları olan en az bireyseller kadar değerli bir danışmanlık türüdür.
Sevgilerimle;
Nurgül Arslan
Aile Danışmanı&Davranış Bilimleri Uzmanı